1.043 Kadının Günlüğünden: Regl Döngüsü Cinsel İsteğimizi Nasıl Değiştiriyor?

1.043 Kadının Günlüğünden: Regl Döngüsü Cinsel İsteğimizi Nasıl Değiştiriyor?

Regl döngümüz boyunca tek bir sabit yok: ne uyku düzenimiz, ne enerjimiz, ne iştahımız, ne de kendimizi insanlara karşı hissediş biçimimiz. Bunun sebebi bedenimizin içinde sürekli değişen bir hormon kokteyli.

Döngünün ilk günlerinde östrojen yükselmeye başlar, enerjiyi ve sosyal isteği beraberinde getirir. Ovülasyon yaklaşırken zirveye çıkar, luteal fazda progesteronun ağırlığı hissedilir, içe kapanma isteği artar. Regl başladığında her ikisi de düşer ve döngü yeniden başlar. Bu hormonlar sadece üreme sistemimizi değil, beynimizi, ruh halimizi, libidomuzu, kendimizi dışarıdan algılayış biçimimizi, hatta başkalarına tepkilerimizi şekillendirir.

Yani bir hafta kendimizi farklı, bir hafta daha farklı hissediyorsak, bu tutarsızlık değil, biyoloji. Hatta bir karakter meselesi de değil! Bir grup araştırmacı hal, davranış ve tutumlarımızdaki bu dalgalanmaların karakter meselesi olmadığını kanıtlamak için 1.043 kadından 26.000'den fazla günlük kaydı topladı.

26.000 Günlük Kaydı Kullanarak Ovülasyonun Cinsel İstek ve Davranış Üzerindeki Değişimlerini Göstermek

Göttingen Üniversitesi'nden Arslan, Schilling, Gerlach ve Penke, 2021 yılında Journal of Personality and Social Psychology dergisinde yayımlanan bir çalışmada kadınların adet döngüsü boyunca nasıl hissettiklerini mercek altına aldı. Yöntemleri sıradışıydı: Kadınlardan aylarca her gün kısa bir günlük tutmalarını istediler. Cinsel isteklerini, kendilerini nasıl algıladıklarını, partnerlerine ve çevrelerine karşı ne hissettiklerini.

Sonunda ortaya çıkan şey, büyük ölçekli araştırmaların nadir sunduğu bir şeydi: Kadınların iç dünyasının gerçek zamanlı, 26.000 günlük bir harita.

Ne Buldular?

Araştırmanın en sağlam bulguları şunlar:

Ovülasyon döneminde cinsel istek artıyor. Hem genel olarak hem de partnere yönelik. Bu, döngünün belirli bir noktasında biyolojik olarak tetiklenen, ölçülebilir bir değişim.

Kendimizi daha çekici hissediyoruz. Araştırma, fertil dönemde kadınların öz-algısının olumlu yönde değiştiğini gösteriyor. Daha arzu edilir, daha görünür hissetmek; bu bir tesadüf değil, bir örüntü.

Araştırma bazı popüler iddiaları da çürüttü: Kıyafet seçiminin döngüyle değiştiğine dair önceki bulgu bu büyük örneklemde doğrulanamadı. Partnerin çekiciliğinin bu değişimleri etkilediği hipotezi de tutmadı.

Başka bir deyişle: Biyolojik değişimler gerçek, ama onlar hakkında söylenen her şey değil.

Hormonal Doğum Kontrolü Kullananlar İçin Bir Not

Araştırmacılar, hormonal doğum kontrolü kullanan kadınları bir kontrol grubu olarak dahil etti. Ovülasyonu baskılandığı için bu kadınlarda söz konusu döngüsel değişimler gözlemlenmedi. Bu, bulguların gerçekten ovülasyonla bağlantılı olduğunu doğrulayan önemli bir metodolojik ayrıntı.

Yani bu değişimleri hissetmiyorsak, bu da tamamen normaldir.

"Ruh Halimiz Değişken" Değil, Döngümüz Var

Kadınların duygusal dalgalanmaları tarihsel olarak istikrarsızlığın, zayıflığın, histerinin ya da güvenilmezliğin işareti olarak yorumlandı. Oysa bu araştırma kanıtlıyor ki bu dalgalanmaların büyük kısmının biyolojik bir temeli. Bu arada bizim bunu bilmemiz için kanıta ihtiyacımız olmaması başka; veri tabanlı araştırmalarla kanıtlanması ve ölçülebilir bir biyolojik örüntü olduğunu bilmek deneyimlerimize şimdiye kadar sahip olmadığı bir meşruiyet kazandırıyor.

Kaynakça
Arslan, R. C., Schilling, K. M., Gerlach, T. M., & Penke, L. (2021). Using 26,000 diary entries to show ovulatory changes in sexual desire and behavior. Journal of Personality and Social Psychology, 121(2), 410–431. https://doi.org/10.1037/pspp0000208